Rohingyas’ uncertain fate post-polls

Rohingyas' uncertain fate post-polls

Rohingyas’ uncertain fate post-polls

This column has frequently spoken of the drama of the people of Myanmar. It has many times described how, in the wake of the clashes in 2012, Rohingya Muslims were exposed to genocide, abandoned on the high seas while trying to escape the country in rickety boats, had their Myanmar citizenship taken away and were deprived of their human rights.

Those aware of the drama of the Rohingya Muslims will realise what the general election in Myanmar last week will mean to these people.

Myanmar has recently emerged from a junta regime lasting some 50 years. Although elections in 2010 in theory put an end to the military regime in question, the presence of a junta that backed the ruling party could still always be felt. Continue reading

Posted in English articles | Tagged , , , , | Leave a comment

Seçim zaferi Rohinyalara ne getirecek?

Seçim zaferi Rohinyalara ne getirecek?

Seçim zaferi Rohinyalara ne getirecek?

Myanmar halkının dramı 2012 yılında gerçekleşen çatışmaların ardından giderek arttı. Rohingya Müslümanları bir soykırım ile yüz yüze kaldılar, köhne tekneleriyle ülkelerinden kaçmak isterken kara sularında terk edildiler, Myanmar vatandaşlığından çıkartılıp insani haklarından mahrum bırakıldılar. Rohingya Müslümanlarının bu yaşadıklarını bilenler, geçtiğimiz hafta Myanmar’da gerçekleşen genel seçimlerin de bu insanlar için ne anlama geldiğini anlayabilirler. Continue reading

Posted in Türkçe yazılar | Tagged , , , , | Leave a comment

Imagine a ‘very good and ideal person’ that you want the people around you to be. And become a person just like that.

There is a “model of a good and ideal person” in everyone’s mind. He wants to see that model in every person he spends time and be friends with.  However the point he does not dwell on much is that “the people around him might as well be looking for the same ideal model”.  

Imagine a 'very good and ideal person' that you want the people around you to be. And become a person just like that.

Imagine a ‘very good and ideal person’ that you want the people around you to be. And become a person just like that.

Everyone would like the other to be a very understanding, mature, stable, consistent, solid, faithful and honest person. One would want the other never to get angry, never to say offensive words, to assume a humble character, show patience, be forgiving and tolerant.  He would want the other to never leave him alone in difficult times, to do whatever he can do to help him but never to implicate, to be very self-sacrificing and to deprive himself if necessary, without ever thinking.  He would want the other person to be the utmost wise, conscientious, fair, compassionate, compliable, sincere, to be sweet talking with nice manners, to be able to see the details, to be able to put himself in another’s place and think, and to be understanding.  He would want the other to give the priority not to himself but always to the one he loves, he would want him to place the happiness, peace, ease, comfort and desires of the ones he loves above his own.  He would want him not to be after being right, but after his loved ones’ being right. He would want him not to be after protecting his own pride, his egocentricity but to have a morality that would give the others prominence and honor them.   Continue reading

Posted in English articles | Tagged , , , , | Leave a comment

Zihninizde, çevrenizdeki insanlarda görmek istediğiniz ‘çok iyi ve ideal bir insan’ hayal edin. İşte siz de, tam olarak o şekilde olun.

Her insanın zihninde ‘iyi ve ideal bir insan modeli’ vardır. Sevdiği, birlikte vakit geçirdiği, arkadaşlık ettiği tüm insanlarda bu modeli görmek ister. Ancak üzerinde pek durmadığı konu ise, ‘çevresindeki bu insanların da onda aynı ideal insan modelini arıyor olabilecekleri’dir.

Zihninizde, çevrenizdeki insanlarda görmek istediğiniz 'çok iyi ve ideal bir insan' hayal edin. İşte siz de, tam olarak o şekilde olun.

Zihninizde, çevrenizdeki insanlarda görmek istediğiniz ‘çok iyi ve ideal bir insan’ hayal edin. İşte siz de, tam olarak o şekilde olun.

Her insan karşısındaki kişinin çok anlayışlı, olgun, dengeli, tutarlı, sağlam karakterli, vefalı, dürüst biri olmasını ister. Her ne olursa olsun hiç kızmasın, öfkesine kapılmasın, kırıcı sözler söylemesin, alttan alsın, sabırlı olsun, affetsin, hoşgörsün ister. Zor anlarında, sıkıntıya düştüğünde onu yanlız bırakmasın, elinden gelen her türlü yardımı yapsın ama asla minnet altında bırakmasın, çok fedakar olsun, gerekirse hiç düşünmeden kendinden ödün versin ister. Alabildiğine akıllı, vicdanlı, adil, merhametli, yumuşakbaşlı, muhlis, güzel sözlü, güzel üsluplu olsun, detayları görebilsin, kendisini karşı tarafın yerine koyup düşünebilsin, halden anlasın ister. Önceliği kendine değil hep sevdiğine versin, sevdiği insanların mutluluğunu, huzurunu, rahatını, konforunu ve isteklerini kendininkilerden üstte tutsun ister. Kendi haklılığını değil sevdiklerinin haklılığını arasın, kendi gururunu, enaniyetini muhafaza etmenin peşinde olmasın, bunun yerine hep karşı tarafı önplana çıkaran, onları onore eden ve onları yücelten bir ahlakı olsun ister. Continue reading

Posted in Türkçe yazılar | Tagged , , , | Leave a comment

Russian-Turkish friendship can’t be damaged by crises

Russian-Turkish friendship can’t be damaged by crises

Russian-Turkish friendship can’t be damaged by crises

As is known, on 3-4 October, Russian warplanes violated the rules of engagement on Turkey’s border with Syria, despite being given numerous warnings. Nonetheless, Turkey did not use the right in order to actively intervene given its rights under international law. Rather, Turkey accepted the explanations made by Russian officials stating that ‘the incident was due to a technical error’ and resolved the tension through a peaceable and conciliatory approach. Continue reading

Posted in English articles | Tagged , , , , , , , , | Leave a comment

Rusya-Türkiye dostluğu krizlerle bozulmayacak kadar köklü ve sağlamdır

Rusya-Türkiye dostluğu krizlerle bozulmayacak kadar köklü ve sağlamdır

Rusya-Türkiye dostluğu krizlerle bozulmayacak kadar köklü ve sağlamdır

Bilindiği gibi, geçtiğimiz 3-4 Ekim tarihlerinde Rus savaş uçakları, Türkiye’nin Suriye sınırında kendilerine defalarca yapılan uyarılara rağmen angajman ihlalleri yapmışlardı. Buna rağmen Türkiye, uluslararası hukukun kendisine tanıdığı fiili müdahale hakkını kullanmamıştı. Rus makamlarının ‘olayın teknik bir hatadan kaynaklandığı’ yönündeki açıklamalarını kabul etmiş, gergin süreci barışçıl ve yatıştırıcı bir tutumla dengelemişti. Continue reading

Posted in Türkçe yazılar | Tagged , , , , , , , | Leave a comment

Seeing the big picture

Seeing the big picture

Seeing the big picture

It is important to have a prudent and holistic approach in international relations. It is expectable that a country may not be capable of seeing every detail in every incident, thus it has to act with reason before taking steps. Otherwise, it might miss the big picture and take actions, which may have devastating consequences it would regret. The unwelcome incident Russia and Turkey faced on November 24th is one of those matters and should be evaluated from this perspective. To reverse this crisis, a great task falls on the relevant countries. Continue reading

Posted in English articles | Tagged , , , , , , | Leave a comment

Büyük resmi görebilmek

Büyük resmi görebilmek

Büyük resmi görebilmek

Uluslararası ilişkilerde ihtiyatlı ve bütünsel bir yaklaşıma sahip olmak önemlidir. Ancak bir ülkenin her olayda, her detayı görememesi de normal karşılanması gereken bir durumdur. Özellikle ani gelişen olaylarda, herhangi bir adım atmadan önce makul bir yaklaşım benimsenmelidir. Aksi takdirde olayların bütününü göremeden kararlar alınabilir ki bunun da pişmanlık duyulacak yıkıcı sonuçları olabilir. 24 Kasım tarihinde Rusya ve Türkiye arasında yaşanan tatsız olay da, bu tür hadiselerden biridir ve bu bakış açısıyla değerlendirilmelidir. Şimdi bu krizi tersine döndürmek için ilgili ülkelerin üzerine büyük görevler düşüyor. Continue reading

Posted in Türkçe yazılar | Tagged , , , , , , | Leave a comment

Powerful notion

Powerful notion

Powerful notion

Back in 1700s, when the communities and states sought to unite to build impressive countries such as the United States of America, a powerful notion was prevalent in the world: ‘the nation’. This concept kept together the elements of massive empires like the Ottoman and created a strong sense of ideological unity amongst the people.

However, when the world’s powers of the time started taking notice of the weak, as suitable places to be exploited, when certain circles started getting democracy and liberties all wrong, something shifted for the worse. Europe got fragmented, and then fragmented even more, countries were built on maps by help of rulers, all on the former lands of the Ottoman Empire, which were later divided into smaller countries. All because certain deep powers decided fragmentation would always be in their best interests. Continue reading

Posted in English articles | Tagged , , , , , , , , | Leave a comment

Uluslardan Halklara

Uluslardan Halklara

Uluslardan Halklara

1700’lerde birbirinden farklı milletler ve devletler, bir araya gelerek ABD gibi dev devletleri oluştururken; halklar, parçalanmak yerine bütünleşmeyi hedeflemişken, dünya üzerinde güçlü bir ulus kavramı gelişiyordu. Bu kavram, Osmanlı gibi dev imparatorlukları bir arada tutuyor, insanlar üzerinde güçlü, ideolojik bir milli bilinç meydana getiriyordu.

Ne zaman ki sömürülmesi gereken zayıflar dünya dev güçlerinin dikkatini çekti; ne zaman ki, silah piyasası cazip bir görünüm aldı; ne zaman ki demokrasi ve özgürlükler kavramı yanlış anlaşıldı; işte o zaman dünyanın seyri değişti. Avrupa dağıldı, dağılan Avrupa kendi içinde tekrar dağıldı; Osmanlı’nın mirası üzerinde cetvelle çizilmiş yeni devletler oluştu, nihayetinde onlar da kendi içlerinde parçalandı. Bazı derin güçler, parçalanmanın daima kendi hedeflerine hizmet edeceğini düşünmüşlerdi. Continue reading

Posted in Türkçe yazılar | Tagged , , , , , , | Leave a comment